SEC, Transfer Acentesi Kurallarını Blockchain ve Yapay Zekâ Çağına Taşıyor
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), menkul kıymet transfer acentelerine yönelik yaklaşık yarım asırlık düzenlemeleri günümüz finansal teknolojilerine uyarlamaya hazırlanıyor. Komisyonun önerdiği değişiklikler; elektronik kayıt sistemleri, blockchain, akıllı sözleşmeler ve yapay zekâ gibi teknolojilerin menkul kıymet piyasalarındaki artan kullanımını düzenleyici çerçeveye dahil etmeyi amaçlıyor.
Transfer acenteleri, menkul kıymetlerin yasal sahiplik kayıtlarını tutmanın yanı sıra hisse devirleri, temettü ödemeleri, birleşmeler ve diğer kurumsal işlemlerin yürütülmesinde kritik rol oynuyor. SEC’in yeni önerisi ise bu kuruluşların faaliyetlerini düzenleyen mevcut kuralların, günümüzde kullanılan dijital altyapıyı yeterince yansıtıp yansıtmadığına odaklanıyor.
SEC Başkanı Paul Atkins, önerilen düzenlemelerin transfer acentelerinin günümüzde çalışma biçimini daha doğru şekilde yansıtmasını hedeflediğini belirtti. Elektronik iletişim araçlarının ve blockchain tabanlı sistemlerin finansal piyasalardaki kullanımının artması, kurumun mevcut kuralları yeniden ele almasının temel nedenleri arasında yer alıyor.
İçindekiler
Blockchain Sistemleri İçin Yeni Düzenleyici Çerçeve
Önerinin özellikle blockchain tabanlı menkul kıymet kayıt sistemleri geliştiren şirketler açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor.
Dağıtılmış defter teknolojisi, menkul kıymet sahipliğine ilişkin kayıtların merkezi olmayan altyapılar üzerinde tutulmasına olanak sağlarken, SEC bu sistemlerin veri bütünlüğü, siber güvenlik ve operasyonel riskler açısından yeterli kontrollere sahip olması gerektiğine dikkat çekiyor.
Komisyonun yaklaşımına göre blockchain kullanılması, transfer acentelerinin temel hukuki sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak. Teknolojinin otomatik ve dağıtık yapısı ne olursa olsun, şirketlerin doğru sahiplik kayıtlarını tutabilmesi, hataları düzeltebilmesi ve menkul kıymet işlemlerinin bütünlüğünü koruyabilmesi gerekiyor.
Bu nedenle yalnızca blockchain üzerinde oluşturulan bir kayıt, mülkiyet konusunda ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkları tek başına çözmüş sayılmayacak.
Akıllı Sözleşmeler ve Yapay Zekâ da Kapsama Giriyor
SEC’in önerisi yalnızca dağıtık defter teknolojileriyle sınırlı değil. Akıllı sözleşmeler ve yapay zekâ tabanlı otomasyon sistemleri de düzenleyici çerçevenin kapsamına giriyor.
Akıllı sözleşmeler; belirli koşullar gerçekleştiğinde menkul kıymet transferleri, kısıtlamalar veya ödeme süreçleri gibi işlemleri otomatik olarak gerçekleştirebiliyor. Ancak SEC, otomatik kodların kullanılmasının transfer acentesinin hukuki ve operasyonel yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağının altını çiziyor.
Yapay zekâ kullanan transfer acentelerinin de uygun denetim mekanizmalarına sahip olması bekleniyor. Komisyon, şirketlerin otomatik sistemlerin yeteneklerini doğru şekilde değerlendirmesini ve yeterli insan gözetimi olmadan tamamen teknolojiye bağımlı hale gelmemesini istiyor.
Dijital Menkul Kıymet Şirketleri İçin Kritik Bir Adım
SEC’in önerisi, dijital varlık sektöründe transfer acentesi hizmetleri sunan şirketler açısından da yakından takip ediliyor.
Injective’in kurumsal hizmetler birimi Injective Institutional Services, SEC’e kayıtlı transfer acentesi statüsü elde eden şirketler arasında yer alıyor. Securitize ve tZERO da kayıtlı transfer acentesi olarak faaliyet göstererek dijital menkul kıymetler için altyapı geliştiriyor.
Bu şirketlerin faaliyetleri, blockchain teknolojisi ile geleneksel menkul kıymet piyasalarının düzenleyici altyapısı arasındaki sınırların giderek daha fazla kesiştiğini gösteriyor.
SEC’in son önerisi ise blockchain tabanlı herhangi bir sistemi otomatik olarak onaylamıyor. Bir menkul kıymetin sahiplik kaydının geleneksel bir veritabanında veya dağıtılmış defter üzerinde tutulması, ilgili menkul kıymetler mevzuatına tabi olma yükümlülüğünü değiştirmiyor.
Asıl amaç, mevcut transfer acentesi kurallarını teknolojiden bağımsız bir yaklaşımla modernize etmek ve dijital altyapının düzenlenmiş piyasalarda kullanılabilmesi için daha net bir çerçeve oluşturmak.
1970’lerden Kalan Kurallar Yenileniyor
SEC, transfer acentesi düzenlemelerinin büyük bölümünün elektronik piyasaların henüz gelişmediği 1970’li yıllarda oluşturulduğuna dikkat çekiyor.
O dönemde fiziksel menkul kıymet sertifikaları, kâğıt kayıtlar ve manuel işlemler finansal altyapının önemli parçalarıydı. Günümüzde ise bulut bilişim, API’ler, otomatik işlem sistemleri ve dağıtılmış defter teknolojileri piyasa altyapısının giderek daha fazla bölümünde kullanılıyor.
Yeni öneri, transfer acentelerinin temel sorumluluklarını değiştirmekten ziyade, bu sorumlulukların modern teknoloji altyapıları üzerinde nasıl uygulanacağını daha net hale getirmeyi amaçlıyor.
Komiser Hester Peirce de öneriye destek verirken, düzenlemenin kendi görev süresi sona ermeden önce yayımlanmasından memnuniyet duyduğunu ifade etti.
60 Günlük Görüş Süreci Başladı
SEC, önerilen değişiklikler için 60 günlük kamuoyu görüş sürecini başlattı.
Sektörden gelecek geri bildirimlerin özellikle blockchain sistemlerinde sorumlulukların nasıl belirleneceği, düzenlemelerin teknoloji açısından ne kadar tarafsız kalacağı ve birden fazla tarafın aynı dağıtılmış defter altyapısına dahil olduğu durumlarda uyumluluk yükümlülüklerinin nasıl uygulanacağı konularında yoğunlaşması bekleniyor.
Ortaya çıkacak nihai çerçeve, blockchain tabanlı menkul kıymet altyapılarının ABD sermaye piyasalarına entegrasyon hızını doğrudan etkileyebilir.
SEC’in yaklaşımı, düzenleyici kurumların dijital varlıklara ilişkin tartışmayı yalnızca tokenların menkul kıymet niteliği üzerinden değil, aynı zamanda bu varlıkların geleneksel finans sistemine entegre olabilmesi için gereken piyasa altyapısı üzerinden de ele almaya başladığını gösteriyor.
Dijital menkul kıymetlerin geleneksel finansla daha fazla iç içe geçmesiyle birlikte saklama, takas, kayıt tutma, transfer ve kurumsal işlemlere ilişkin altyapının önemi de artabilir.
