Faizlerin yükselmesi ve piyasanın bu yöndeki beklentileri, tahvil piyasasındaki hareketler üzerinden hisse senetleri, altın ve döviz kurları gibi birçok varlığı etkileyebiliyor.
Ekonomist Mohamed El-Erian, son küresel tahvil satışında asıl baskının enflasyondan çok, hükümetlerin ve şirketlerin borçlanma hızına karşılık alıcı tabanının daralmasından kaynaklandığını söyledi. Çin’in jeopolitik nedenlerle ABD tahvillerine daha mesafeli olduğu, Japonya ile Körfez varlık fonlarının iç baskılarla karşı karşıya bulunduğu ve Norveç’in de ABD tahvillerindeki payını yeniden değerlendirdiği belirtildi.
Yükselen tahvil getirilerinin şirket değerlemelerini aşağı çekebildiği, altın için ise faiz getirisinden vazgeçmenin maliyetini artırdığı ifade edildi. El-Erian ayrıca ABD Hazine Bakanlığı’nın uzun vadeli geri alımları büyütmesini ve JD Vance’in Fed’e faiz indirimi çağrısını eleştirdi.
💡 Bilgi Notu: Tahvil getirisi, bir tahvilin yatırımcıya sağladığı yıllık kazancı gösterir; genel olarak getiri yükseldikçe tahvil fiyatı düşer. Tahvil piyasasında “alıcı tabanın daralması” ise bu kâğıtlara para koymaya istekli yatırımcı sayısının azalması demektir.
📊 Piyasa Etkisi: Yükselen tahvil getirileri, hisse senetleri ve altın üzerinde baskı yaratabilir; çünkü şirketlerin gelecekteki kazançlarının bugünkü değeri düşer, altın gibi faiz getirmeyen varlıkların da cazibesi azalır. Eğer borçlanma talebi arzı aşmaya devam ederse, uzun vadeli faizlerin yüksek kalması dolar lehine ve riskli varlıklar aleyhine fiyatlamaları destekleyebilir.
