Tether’ın 84 Milyon Dolarlık Sorusu: ABD Aslında Kimin Parasına El Koydu?
ABD makamlarının yaklaşık 84,2 milyon $ değerindeki varlıklara el koyması, Tether’ın bankacılık ilişkileri ve USDT rezervlerinin tutulduğu finansal altyapı konusunda yeni soru işaretleri yarattı.
Dosyanın merkezinde Montana merkezli ödeme şirketi Capstone Ltd. ile Dominika merkezli EQIBank bulunuyor. Tether ve Bitfinex’in EQIBank müşterileri olduğu doğrulanırken, el konulan paranın doğrudan Tether’a ait olduğu yönünde bir tespit bulunmuyor.
Tether ise EQIBank’taki toplam maruziyetinin varlıklarının %0,034’ünden daha az olduğunu ve bunun yaklaşık 64 milyon $’ın altında bir büyüklüğe karşılık geldiğini belirtiyor.
İçindekiler
ABD 84,2 Milyon $’a Neden El Koydu?
ABD makamlarının açtığı medeni müsadere davasında, Capstone’un lisanssız bir para transfer şirketi olarak faaliyet gösterdiği ve bankalara gerçek faaliyet alanını olduğundan farklı gösterdiği iddia ediliyor.
El konulan varlıkların yaklaşık 79,1 milyon $’ı Wells Fargo Securities’teki, 1,86 milyon $’ı Wells Fargo Bank’taki ve 2,06 milyon $’ı JPMorgan Chase’teki hesaplarda bulunuyordu. Ayrıca iki kripto adresinde yaklaşık 1,18 milyon USDT tespit edildi.
Buradaki kritik nokta ise soruşturmanın Tether’ın kendisine yönelik bir suçlama anlamına gelmemesi.
Tether ve Bitfinex dosyada Capstone üzerinden gerçekleştirilen para transferleriyle bağlantılı olarak anılıyor. İki şirket de Capstone’un iddia edilen faaliyetlerinden haberdar olmadıklarını belirtiyor.
Capstone’un Tether Ve Bitfinex Bağlantısı
Capstone’un Wells Fargo hesabından 700 milyon $’dan fazla para hareket ettiği belirtiliyor.
İddialara göre bu işlemlerin önemli bir bölümü yüzlerce kişi ve kuruluşa Tether ve Bitfinex adına gerçekleştirildi. İncelenen yaklaşık 337 milyon $’lık bir ödeme akışının neredeyse üçte ikisinin bu kapsamda farklı alıcılara gönderildiği öne sürülüyor.
Bu yapı, Tether gibi küresel ölçekte faaliyet gösteren bir stablecoin şirketinin ABD bankacılık sistemine erişmek için üçüncü taraf ödeme şirketleri ve offshore bankalarla kurduğu ilişkilerin taşıdığı karşı taraf riskini yeniden gündeme getiriyor.
Tether’ın Gerçek Maruziyeti Ne Kadar?
Tether, EQIBank ile ilişkisinin bulunduğunu doğruladı ancak bankadaki varlıklarının toplam büyüklüğünü açıklamadı.
Şirket, EQIBank’a yönelik maksimum maruziyetinin toplam varlıklarının %0,034’ünden az olduğunu belirtiyor. Son rezerv verileri üzerinden hesaplandığında bu oran 64 milyon $’ın altında bir büyüklüğe işaret ediyor.
Dolayısıyla ABD’nin el koyduğu 84,2 milyon $ ile Tether’ın potansiyel olarak risk altında bulunan miktarını aynı rakam olarak değerlendirmek doğru değil.
Asıl soru, el konulan varlıkların ne kadarının EQIBank’a, ne kadarının bankanın müşterilerine ve diğer taraflara ait olduğu.
EQIBank İçin Çok Daha Büyük Bir Sorun
Aynı miktar Tether açısından sınırlı bir maruziyet oluştururken EQIBank açısından çok daha ciddi bir risk anlamına geliyor.
EQIBank, el konulan varlıkların yaklaşık 89 milyon $ değerinde olduğunu ve bunun bankanın nakit varlıklarının yaklaşık %80’ine karşılık geldiğini savunuyor.
Banka, fonların kaybedilmesinin likidite sorununu derinleştirebileceği ve nihayetinde tasfiye sürecini tetikleyebileceği konusunda uyarıda bulundu.
EQIBank el konulan fonların iadesi için ABD mahkemesinde girişimde bulundu ancak ilk talebi reddedildi.
Dolandırıcılık İddiaları Dosyayı Daha Karmaşık Hale Getiriyor
Dosyadaki iddialar yalnızca lisanssız para transferleriyle sınırlı değil.
Capstone’un, dolandırıcılık yoluyla elde edilen paraların stablecoinlere dönüştürülmesinde kullanıldığı da öne sürülüyor. Özellikle yaşlı kişileri hedef alan kimlik taklidi dolandırıcılıklarından elde edilen paraların kripto varlıklara dönüştürülmesine aracılık edildiği iddia ediliyor.
Capstone tarafı ise herhangi bir yanlış davranışı reddediyor.
Bu nedenle davanın mevcut aşamasında, iddialar ile kesinleşmiş hukuki sonuçların birbirinden ayrılması gerekiyor.
Tether İçin Risk Nerede?
Tether açısından mevcut dosyanın doğrudan USDT rezervlerinin büyük bölümünü tehdit ettiğine ilişkin bir işaret bulunmuyor.
Şirketin açıkladığı maruziyet, toplam varlıklarıyla karşılaştırıldığında oldukça küçük kalıyor ve USDT fiyatı da olayın ardından 1 $ seviyesine yakın işlem görmeye devam etti.
Ancak dosya, stablecoin rezervlerinin yalnızca hangi varlıklardan oluştuğunun değil, bu varlıkların hangi bankalarda ve hangi finansal aracılar üzerinden tutulduğunun da önemli olduğunu gösteriyor.
Stablecoinlerde Karşı Taraf Riski Yeniden Gündemde
Tether’ın yaşadığı bu durum, stablecoin ekosistemindeki karşı taraf riskini yeniden ortaya çıkarıyor.
Bir stablecoin ihraççısının rezervlerinde ABD Hazine tahvilleri, nakit ve diğer likit varlıkların bulunması tek başına yeterli değil. Bu varlıkların tutulduğu bankalar, ödeme şirketleri ve diğer finansal kurumların karşı karşıya olduğu hukuki ve likidite riskleri de sistemin bir parçası.
Özellikle offshore bankalar üzerinden ABD finansal sistemine erişim sağlanması, düzenleyici kurumların incelemelerinin daha da artmasına neden olabilir.
Piyasalar İçin Asıl Soru
Tether açısından 84 milyon $’lık el koyma, şirketin toplam rezervleri karşısında sınırlı bir büyüklük gibi görünürken, olayın daha geniş etkisi stablecoin sektörünün bankacılık altyapısında ortaya çıkabilir.
Önümüzdeki dönemde piyasaların izleyeceği temel başlıklar; EQIBank’ın tasfiye sürecine girip girmeyeceği, el konulan fonların ne kadarının geri alınabileceği ve Tether’ın EQIBank’taki gerçek pozisyonunu daha ayrıntılı açıklayıp açıklamayacağı olacak.
Bu dosyanın sonucu, stablecoin ihraççılarının bankacılık ortaklarıyla ilişkilerinde karşı taraf riskinin ne kadar önemli olduğunu göstermesi açısından da yakından takip edilecek.
💡 Bilgi Notu: Karşı taraf riski, paranızı ya da varlıklarınızı tuttuğunuz kurumun sorun yaşaması halinde sizin de zarar görme ihtimalidir. Yani işlem doğru yapılmış olsa bile, aradaki banka ya da aracı kurum iflas ederse veya dondurulursa erişim zorlaşabilir.
📊 Piyasa Etkisi: Bu haber, stablecoin ihraççılarının rezervlerini tuttukları bankalar ve aracı kurumlara yönelik risk algısını artırabilir. Özellikle düzenleyici incelemelerin sıkılaşması, kısa vadede kripto piyasasında temkinli bir havaya ve stablecoin tarafında güven tartışmalarına yol açabilir.
